Geri git   www.diniforum.net - en çok ziyaret edilen Dini Forum islami forum paylaşım merkezi > Serbest Kürsü > Yemek Tarifleri > Yöresel Yemekler

Yöresel tatlar


www.diniforum.net - en çok ziyaret edilen Dini Forum islami forum paylaşım merkezi sitesindeki Yöresel Yemekler - kategorisi altındaki Yöresel tatlar isimli konuyu görüntülemektesiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 19.07.2018   #1
Üye
murataltug1985 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: Dec 2017
Üye Numarası: 834
Arkadaşlar: 0
Konular:
Mesajlar: 1.261
Rép Puanı: 1
Rép Grafiği: murataltug1985 is an unknown quantity at this point
Standart Yöresel tatlar

Kaynak forumtr.com

Hadisi Şeriflerle Şifalı Bitkiler

Kuru üzüm, safra açar, balgamı söker, sinirleri kuvvetlendirir ve sıkıntıyı giderir

Kavun, karpuzda on özellik var: yemek, içmek, koku, meyve, çöğen, mesaneyi yıkar, karnı yıkar, iç hastalıklarına iyi gelir ve cildi temizler.

Yemekten önce kavun karpuz yemek şifadır.

Zeytinyağı 70 derde devadır.

Zeytinyağı ile tedavi basura faydalıdır

Zeytinyağı ile tedavi olun.

Zeytinyağını yiyin ve onunla yağlanın. O, mübarek, bereketli bir ağacın meyvesinden çıkar.

Sarmısak yiyin ve onunla tedavi olun. o, 70 derde devadır. Eğer bana melek gelmeseydi, elbette ben de yerdim.

Soğan-sarmısak yemek haram değildir. Fakat kokusu gitmeden mescidimize yaklaşmayın

Kabak dimağı besler, aklı artırır
Kabak, baş ağrısına iyidir.

Mercimeğe 70 Peygamber dua etmiştir.

Hz. Enes anlatır: Resulullahın çorba içindeki kabakları yediğinden beri Kabağı severim.

Yemeklerin seyyidi et ve pirinçtir.

Lohusa hurma yerse, çocuklar sakin olur. Hz. İsa'nın doğumunda Hz. Meryem hurma yedi. Daha iyisi olsa idi, Allahü teâlâ onu verirdi.

Lohusaya taze hurma, hastaya, bal gibi şifalı bir şey yoktur

Mantar suyu göze şifadır.

İncir kulunca iyi gelir.

Çörek otuna devam edin. onda ölümden başka her derde şifa vardır.

Resulullah rahatsızlanınca bir avuç çörek otunu ağzına koyup bal ile su içerdi.

Çörek otu dertlere şifadır

Zemzem ve çörek otu her derde şifadır.

Zemzem, niyete göre şifa verir, susuzluk için içenin susuzluğunu giderir. Şerden korunmak için içen, şerden korunur. Açlık için içeni doyurur, hastalık için içene şifadır.

Yemeğe tuzla başlamak ve bitirmek 70 hastalığa şifadır.

İnek sütü şifa, yağı ilaçtır.

Sütlü gıdalar, hastanın kalbini ferahlandırır.

Süt içen hamilenin oğlu olursa kalbi temiz, kız olursa güzel olur

İbrahim Nehai hazretleri, Nebati gıda bulunmayan sofra, akılsız ihtiyara benzer buyuruyor.

Mal ve evladının çok olmasını isteyen, bitkisel gıda çok yesin buyurulmuştur.

Sofrada bitkisel gıda, yeşillik bulundurmak müstehaptır. Nebati gıda, yeşillik bulunan sofrada melekler hazır olur buyuruldu.*

Cenab-ı Hak, hiçbir otu sebepsiz, lüzumsuz yaratmamıştır. Her meyve, sebze ve bitkinin* faydaları vardır.

Bitkilerin faydaları

Çörek otu, hastalıklara şifa verir. Ekmek ile yenilirse sancıları giderir, baş ağrısını dindirir. Karın ağrısına, üşütmeye iyi gelir. Unutkanlığı giderir. Âdet söktürücü ve kanı sulandırıcıdır.* basur rahatsızlığına iyi gelir. Gözü kuvvetlendirir, görme bozukluğunu önler.*

İncir, tayyib bir yemiş, latif bir gıdadır. Hazmı kolay, faydası çok bir devadır. Kalbe ferahlık verir, kuluncu, sindirim organı sancılarını giderir. Kabızlığı önler, balgamı eritir, böbrekleri temizler, mesanedeki kumları yok eder. Karaciğer ve dalağın tıkanan deliklerini açar,* romatizmaya faydalıdır. Her sabah aç karnına bir tane yemelidir.*

Ayva, kalbdeki sıkıntıyı giderir, mideyi kuvvetlendirir, idrar söker, zafiyeti önler, hazmı kolaylaştırır, bulantıyı keser, fakat dişlere ve bağırsaklara zararlıdır. Hamile iken ayva yiyenin çocuğu güzel olur. Kompostosu çocuk ishaline çok tesirlidir.*

Armut, mideyi kuvvetlendirir, hazmı kolaylaştırır, ferahlık verir. Barsak parazitine de etkilidir.*

Elma, akli bozuklukları ve teneffüs yolları rahatsızlıklarını azaltır, diş çürümesini önler.*

Kuru üzüm, sinirleri kuvvetlendirir, safra açar, balgamı söker, yorgunluğu giderir, ağız kokusunu giderir, zihni açar. Fıstıkla beraber yenirse, hafızayı kuvvetlendirir. Ekmekle yemeye devam edilirse hastalanmayı önler.*

Kavun, karpuz böbrekleri ve mideyi temizler, baş ağrısını giderir. Solucan düşürür. Gözlere kuvvet verir, iştah açar.*

Kereviz, hafızayı kuvvetlendirir, unutkanlığı giderir, idrar söker, karaciğeri temizler, gaz giderir, kan ve süt yapar. Tohumları idrar tutulmasına iyi gelir.*

Kabak, dimağı ve aklı kuvvetlendirir.*

Nar, mideyi temizler, göğsü yumuşatır, öksürüğe iyi gelir. Çarpıntıya iyidir. Et kısmı ile birlikte sıkılıp içilirse, safra söker, pekliği giderir.*

Sirke, safrayı giderir, balgamı keser, şehveti kırar.*

Enginar, safra taşını eritir, kanı temizler, damar sertliğine iyi gelir. Dimağa kuvvet verir.Ter kokusunu giderir.*

çiğ soğan sıhhate iyidir. Soğan, mikroplara karşı koyma gücünü arttırır. Soğandan sonra kereviz yenirse, kötü kokusunu giderir.*

Turp, idrar söker, hazmı kolaylaştırır, sarılığı giderir, göze kuvvet verir. Rendelenen siyah turp sıkılır, suyu aç iken, birer çay bardağı büyük-küçük her taşı eritir.*

Havuç, kansızlığa, kabızlığa iyi gelir. Göz ve cilt hastalıklarını önler.*

Limon, içinde C vitamini olduğu için, kanamalarda, soğuğa karşı ve yorgunlukta, romatizmada, ruh hastalıklarda faydalıdır. Greyfurtun fayda çoktur.*

Süt kısmı, aç iken içilirse kansere iyi gelir.

Kudret narı, mide ülserine çok iyidir.

Şeftali çekirdeğinin içi, 3-5 tanesi sabahları aç karnına yenirse, basura faydalıdır. Bir ay* devam etmelidir.*

Basur için 50 gr kara helile tozu, sabah açken ve yatarken birer gram yutulur. Hadis-i şerifte Kara helile, acı ise de her derde devadır buyuruldu.

Her meyve ve her yiyeceği çok yemek zararlıdır. Hadis-i şerifte, Hastalıkların başı çok yemektir. İlaçların başı perhizdir. buyuruldu.*

Kaynak risaleforum.net

Peygamber efendimizden bitkilerle ilgili hadisler

Telbineye(Arpa unuyla yapılan çorba) önem veriniz. Hastaya onu yediriniz.*

Sizden biriniz kalbi üzerinde bir ağırlık hissettiği zaman ayva yesin.*

Bir kimse bakla yerse, yemeye devam ederse Hz. ALLAH(C.C.) o kimsenin yediği baklanın misli kadar hastalığını çıkarır.*

Sizlere iki şifayı tavsiye ederim. Birisi bal, diğeri Kuran okumaktır.*

Sizlere sinameki ve Sennut’u yani tereyağı, bal ve kimyon karışımı tavsiye ederim. bunlar ölümden başka her derde devadır.*

Ekmeğe saygı gösteriniz. Çünkü Yüce ALLAH onu göklerin bereketinden indirmiştir.*

Bir sahabenin; “Ya Resulullah kardeşim isale yakalandı.” dediğinde Peygamberimiz; “Bal şerbeti içirin. İsale karşı soğuk bal şerbeti çok faydalıdır.” buyurdu.*

Yaylada otlayan genç devenin sütü, sindirim bozukluğu olan kimseler için devadır. Hadis-i Şerif.

Hardal ve tere tohumuna kıymet veriniz. Zira Hz. ALLAH bunları bir çok derde deva kılmıştır.*

İçinde hurma bulunmayan evin halkı açtır.*

Her kim kalbinin düzgün çalışmasını isterse incir yemeye devam etsin.*

Ey Aişe, çorba pişirdiğiniz zaman kabağını çok koyunuz. Zira kabak üzüntülü kimsenin gönlünü güçlendirir.*

Hindibayı silkmeden yeyiniz. Zira cennetten üzerine damla düşmediği bir gün yoktur.*

Hurmanın hararetini karpuzun soğukluğu ile, karpuzun soğukluğunu hurmanın harareti ile gideriniz.*

Yemekten evvel kavun yenirse kanı yıkar, hastalıkları giderir.*

Bağsur hastalığı olan İbni Abbas’a, “Gebere otunun çiçek tohumlarını alıp iyice döv, sonra sulandırıp içersin.”*

Ayağımız ağrıyor.” diyenlere; “Ayağınıza kına yakın.” buyururlardı.*

Mantar ekip dikmeden yetişen bir bitkidir. Suyu ise göz hastalığına şifadır.*

Yatmadan evvel maydanoz yemek, tatlı bir nefesle uyumaya, diş ağrısını gidermeye şifadır.*

Mercimek yemeye devam ediniz. Mercimeği yetmiş peygamber övmüştür.*

Sizin narlarınızdan bir nar yoktur ki, içinde cennet narından bir tane bulunmasın.*

Gözü ağrıyan Hz. Ali’ye; Kırmızı pancar yemelerini tavsiye etmiştir. Kırmızı pancar, hastalıkların etkisini azaltır.*

Yerden biten her bitkide şifa ve zehir vardır. Pirinç ise öyle değildir. Onda yalnız şifa vardır.*

Sarmısak yiyiniz ve onunla tedavi olunuz. Çünkü sarmısakta yetmiş derde deva vardır.*

Eğer ölüme şifa ve çare olan birşey olsaydı sinameki olurdu.*

Sirke negüzel katıktır. ALLAH’ım sirkeyi bereketlendir. sirke benden önceki peygamberlerinde katığı idi. Sirke bulunan ev katık sıkıntısı çekmez.*

İnek sütüyle tedavi olunuz. Çünkü sütte Hz. ALLAH’ın şifa yarattığı kanaatindeyim. inek her çeşit ottan otlanmaktadır.*

Hardal ve tere tohumuna kıymet veriniz. bir çok derde devadır.*

hindiye kıymet veriniz. Onda yedi hastalık için şifa muhakkaktır. Boğaz şişliğinde tozunu zeytinyağına karıştırıp buruna damlatılır.*

Üzüm yiyiniz. Yorgunluğu giderir, sinirleri kuvvetlendirir, öfkeyi durdurur. Bir kişi günde yirmibir adet kuru siyah üzüm yerse, cesedinde hoşlanmayacağı bir şey kalmaz.*

Zemzem suyu hangi niyetle içilirse onun içindir. şifa niyetiyle içilirse şifa bulur, susuzluğu gidermek için içilirse susuzluğu giderir, açlık niyetiyle içilirse doyurur. o su Cebrail’in(A.S.) ayağını vurarak çıkardığı, ALLAH’ın(C.C.) İsmail’e içirdiği kutsal ve mubarek bir sudur.*

Zeytin yağını yiyiniz ve onunla yağlanınız. o, mubarek, kıymetli ve değerli bir ağaçtan yetişmektedir.*

Sizlere çörek otunu tavsiye ederim. bunda ölümden başka bir çok hastalık için şifa vardır.*

Veba hastalığından, aslandan kaçar gibi kaçınız.*

Unutkanlıktan şikayet eden bir kişiye; “Size inek sütü tavsiye ederim. İnek sütü kalbi ve dimağı kuvvetlendirir, unutkanlığı giderir.” Hz. Ali(R.A.)

Günlük yemeye devam edin. O kalbi kuvvetlendirir. Unutkanlığı da giderir. Hz. Ali(R.A.)

Yiyeceklerin efendisi önce et, sonra pirinçtir. Hz. Ali (R.A.)

Halk içinde müteber bir nesne yok devlet gibi olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi. Kanuni Sultan Süleyman

İnsanın Cenab-ı Haktan hiçbir hakkı talep etmeye hakkı yoktur. dâima şükretmeye medyundur. Çünkü, mülk Onundur, insan Onun memluküdür.*

Bizi düşmanın attığı taş değil
Dostun attığı gül yaralar*

*

Kaynak ehlibeytder.com

ŞİFA ÖĞÜTLEYEN SÖZLER*

İmam Sadık : Pirinç iyi bir ilaçtır; doğası serindir ve her hastalıktan uzaktır.

İmam Ali: Acıkan yemek yesin, yemekleri iyi çiğnesin, henüz iştahı varken yemekten ayrılsın, büyük abdestin bekletsin; böyle yapan bir kimse, ölüm onu buluncaya dek hastalık yüzü görmez.

İmam Ali : Üç şey hafızayı artırır ve balgamı yok eder: Kuran okumak, bal yemek ve kondur çiğnemek.

İmam Musa Kazım : Biz Ehlibeyt ancak şu iki yolla kendimizi tedavi ederiz: Ateşliyken bedenimize soğuk su dökmekle ve elma yemekle.

Resul-i Ekrem (sav): İlaç, Allah’ın takdirlerindendir ve Allah’ın emriyle etkili olur.

İmam Sadık : Bedenin ağrıya tahammül edebildiği sürece ilaç kullanmaktan sakın.

İmam Sadık: Aşırı su içmekten sakının; çünkü aşırı su içmek bütün hastalıkların başıdır.

İmam Sadık : Armut yiyin; çünkü armut kalbe ışık verir ve Allah’ın izniyle içinizdeki dertleri yatıştırır.

İmam Musa Kazım : Yumurta, soğan ve zeytin yiyenin cinsel gücü artar.

Resul-i Ekrem : Aç karnına hurma yiyin; çünkü hurma karındaki solucanları (kurtçukları) yok eder.

Resul-i Ekrem : Marul/kıvırcık yiyin; çünkü marul hazmı kolaylaştırır ve uyumayı sağlar.

Resul-i Ekrem : İncirin tazesini de kurusunu da yiyin; çünkü incir cinsel gücü artırır ve basuru yok eder.

İmam Sadık : İnsanlar bal emmek ve bal yemek gibi bir ilaç bulamazlar.

İmam Sadık : Kalbinde ve bedeninle zayıflık olan bir kimse kuzu eti ile birlikte süt içsin.

Resul-i Ekrem (sav): (Saçınızı) kınayla boyayın; çünkü kına göze ışık verir ve saç çıkarır.

İmam Ali : Kondur çiğnemek diş etlerini sağlamlaştırır, balgamı giderir ve ağız kokusunu yok eder.

İmam Sadık : Banyodan çıkarken ayaklarınızı soğuk suyla yıkayın; çünkü iş baş ağrısını yok eder.

Resul-i Ekrem (sav): Ayva yiyin; çünkü ayva hafızayı güçlendirir, göğüs iltihabını yok eder ve çocuğunuzun güzelleşmesine yardımcı olur.

İmam Sadık : Eğer insanlar elmanın faydalarını bilselerdi, sadece elmayla hastalarını tedavi etmeye çalışırlardı.

İmam Sadık : Bakla, bacakları arıtır ve sağlamlaştırır.

İmam Sadık : Kadınlarınıza hamileliklerinde hurma yedirin; bunu yaparsanız çocuklarınız güzel olurlar.

İmam Sadık: Aç karnına kavun yemek felce neden olur.

İmam sadık : Muhakkak marul-kıvırcık yiyin; çünkü marul kanı tasfiye eder.

İmam Sadık Susamın faydalarını anlatırken buyurdular Etipostu deriyi, çekirdeği de kemikleri yeniler. böbrekleri sıcak tutar, mideyi yıkar ve temizler; insanı basure ve idrarın damla damla gelmesine karşı korur; bacakları sağlamlaştırır ve cüzamın kökünü keser.

Resul-i Ekrem (sav): Suyu yavaş yavaş, yudum yudum için; bir defada ve tek nefeste içmeyin; aksi takdirde karaciğer hastalığına yakalanırsınız.

İmam Cafer Sadık Bel ağrıları için mercimek faydalıdır.

İmam Sadık Kavun yiyin; çünkü kavun böbrek taşlarını yok eder.

İmam Rıza İncir ağızdaki kötü kokuyu giderir, kemikleri sağlamlaştırır, saç çıkarır ve hastalıkları uzaklaştırır. İncir varken başka bir ilaca gerek kalmaz.

Resul-i Ekrem (sav): Bir şehre girdiğinizde o şehrin soğanından yiyin; bunu yaparsanız o şehre ait veba ve diğer hastalıklardan güvende olursunuz.

İmam Ali : Her sabah, aç karnına 21 adet kırmızı üzüm kuşüzümü yemek, ölümün dışında bütün hastalıkların şifasıdır.

İmam Ali Ayva yemek erkeğin gücünü artırır ve zayıflığı yok eder.

İmam Sadık Üç lokma ekmeği tuzla yemekle de akşam yemeğini terk etmeyin! Kim akşam yemeği yemeden uyursa yemediği her gece için damarlarından biri ölür ve bir daha faaliyet göstermez.

İmam Rıza : Dişleri fırçalamak göze ışık verir, saç çıkarır ve gözyaşlarını giderir.

İmam Sadık Sürekli canlı kalmak isteyen, ömrünün uzamasını isteyen kimse kahvaltıyı erken, akşam yemeğini de geç yesin; kadınlarla daha az ilişkiye girsin ve borcunu azaltsın.

Resul-i Ekrem (sav): Evliliğin ilk haftasında gelini süt, sirke, kavun ve ekşi elma gibi gıdalardan sakındırın; evliliğin ilk haftasında kadının rahmi soğuktur ve bu gıdaları alırsa kısırlığa neden olur.

Resul-i Ekrem (sav): Hamile kadınlara doğum yapacağı ayda hurma yedirin doğacak çocuk sabırlı ve takvalı olur.

Resul-i Ekrem (sav): Hamile eşlerinize ayva yedirin; ayva çocuklarınızı güzelleştirir.

İmam Rıza Bir şey yediğinizde yemekten sonra sırt üstü uzanın ve sağ ayağınızı sol ayağınızın üzerine atın.

İmam Ali : Ceviz içini peynirle yerseniz derman, ayrı ayrı yerseniz derttir.

İmam rıza İlkbaharda soğan, sarımsak ve turşu yemekten kaçının.

Kaynak yenişafak.com

Milli içecek: Meyan şerbeti

Gaziantep ve Şanlıurfa'da, Ramazan ayının iftar sofralarının vazgeçilmezidir olan ve halk meyan şerbetinden almak için uzun kuyruklar oluşturur birçok hastalığa iyi gelir hazmı kolaylaştırır Gaziantep ve Şanlıurfa'daki evlerde iftarın vazgeçilmezidir. iftarını meyan şerbeti ile açmak isteyen onlarca vatandaş, şerbet için uzun kuyruk oluşturur.satın aldığı bir torba meyan şerbeti ile evinin yolunu tutar. Gaziantepli şerbet ustası Halil Gezer, Ramazanda meyan şerbeti her sofrada bulunur, "Hazmı kolaylaştırdığı için iftar sofralarında mutlaka yer alır. Her aile de iftarda* meyan şerbetini alarak eve gider" dedi.
Şanlıurfa'da da onlarca vatandaş, iftarda
meyan şerbetinden almak için şerbet satışı yapılan işyerlerinin önünde uzun kuyruklar oluşturur
40 yıldır bu işi yapan Abdullah Çulha, meyan köklerini titizce temizleyerek kazanlarda pişirerek şerbete dönüştürüyor* iftar öncesi litresini 1 liradan satın alan vatandaşlar, "Meyan şerbeti Ramazan ayında milli içeceğimizdir. bölge insanı şerbetsiz iftarını açmaz" yorumunu yaptı.
*

Kaynak islamveihsan.com

MEYAN KÖKÜ ŞERBETİNİN FAYDALARI*

Meyan kökü şerbetinin faydaları sorusunu cevaplayan Biyokimya Uzmanı Dr. Hasan Mamik meyan şerbetinin sağlığa faydaları ve yan etkileri hakkında bilgiler verdi. Ramazan aylarının vazgeçilmezlerindendir* lezzetlidir susuzluğu önler
Sahurdan sonra içilecek bir bardak meyan şerbeti oruçtaki susuzluğun şiddetini hafifletir Meyan kökü* Suriye, Mısır, Orta Asya ve Avrupa’da yetiştirilir.*İçilirken sabun köpüğüne benzer köpük oluşturur. Ramazan ayı için çok uygundur* susuzluk gidetir.Magnezyum, kalsiyum, mineral tuzları* potasyum fosfat içerir. mide yanmasını önler. Mide ve on iki parmak bağırsağında ülsere karşı etkilidir.
mide ülserinin tedavisinde kullanılır. İştah açıcıdır sindirime faydalıdır, balgam söktürür, ateş düşürür, öksürüğü keser,* enerji verir, eklem ağrısına iyidir

vücudu serinletir, idrar söktürür ve vücudun toksinden arındırılmasına yardımcı olur.
Karaciğer tedavisinde kullanılır. Ses kısıklığına bronşit ve akciğer hastalıklarına Mide spazmına faydalıdır. Sedef hastalığı, mantar ve kaşıntılarda merhem olarak kullanılır.*Bağışıklığı güçlendirir, virüslere antikordur Kırmızı kan hücresi oluşturur Beynin yaşlanmasına engel olur Müshildir
Meyan şerbetinin Çok içilmesi tavsiye edilmez. Vücutta su tutar* sıvı hacmini artırır. Tansiyon yükselticidir kalp ve damar hastalığı olanlar meyan şerbetinden uzak durmalıdır. Potasyum kaybına neden olur kalp ritmi bozuk olanlar kesinlikle tüketmemelidir. Hamilelik ve emzirmede* önerilmez. böbrek ve karaciğer rahatsızlığı olanlar uzak durmalıdır. *Temiz* ortamda hazırlanmalıdır Aksi takdirde bulaşıcı hastalıklara neden olabilir. fazla tüketilmemesi gerekir bağlılık yapabilir”

Kaynak vikipedi.com

Meyan bitkisi

eski çağlardan günümüze hem tıbbi ve hem* endüstriyel alanda kullanılır. Her derde deva ve* panzehir olarak antik Çinde kullanılmış olup, ilaç sanayinde* kullanılır Meyan kökü özütü, sigara, şarap, bira ve şekerleme sanayinde kullanılmaktadır Milattan önce 15. yüzyılda Hititler devrinde kullanılmış doğu ve batıya satılmıştır Meyan kökü, askeri amaçlarla ilk kez Büyük İskender'in yaptığı seferlerde, askerin susuzluğunu gidermek için kullanılmıştır. Osmanlı Döneminde hem Avrupa’ya hem de Amerika’ya meyan kökü özütü satışı yapılmaktaydı.

Kaynak milliyet.com.tr

Halk kralın emriyle günlerce tahta parçalarını meydanda toplamıştır. Dağda avlandığı için* emirden habersiz olan avcı, avladığı geyiği evine getirerek eşinden pişirmesini ister. Eş kralın ateş yakma yasağını anlatır. Avcı emre itaat eder. geyiğin sağ arka butunu ayırır, taşla ezer. Bulgur, biber ve tuz katarak, ezdiği et ile iyice yoğurur. Çiğ köftenin ilk kez bu avcı tarafından yapıldığı rivayet edilir.’’Çiğ köfte son derece sağlıklı bir yiyecektir. Ham maddesi bulgur olan yiyeceğin sağlıksız olma ihtimali yoktur. Çiğ köfte bulgurun tüm faydalarını* barındırır.* acı insan vücuduna faydalıdır çiğköfteyi doyurucu özelliği nedeniyle sporcular,** rahatsızlıkları bulunanlar* gönül rahatlığıyla tüketir
kırmızı biber vücuda A ve C vitamini takviyesi yapar kolestrolü düşürür Acı* kalp hastalıklarını düşürür yurt dışından çok sayıda talep vardır

Kaynak faydaları.com

Çiğ Köftenin Faydaları

Çiğ köfte, Türkler için* geleneksel lezzettir. Acı sevenler için harika bir tattır faydalı bir yiyecektir.
Etli çiğ köftenin faydası, etin pişirilmeden yapılmasıyla etteki tüm proteinler vücuda alınır.Pişmiş, haşlanmış ete nazaran, çiğ etin yoğrulmak suretiyle vücuda alınması* sağlıklı ve etkilidir. Etsiz çiğ köftenin faydası, bulgurla yapıldığı için bulgurun tüm faydalarını* barındırır. Bulgur kilo almayı engeller doyurucu* bir gıdadır. Bulgur, pişirilemediği zamanlarda tüm doyurucu özelliğini saklar tüketen kişiye doygunluk hissi verir.Kırmızı biberin* faydasından dolayı ise; e ve c vitamini takviyesi yapar. Kolsterolü düşürür* kolesterolü düşürüyor olması, hastaların sık tüketebileceği anlamını taşımaz. Acı tüketmek kalp hastalıklarını aşağı seviyeye çeker.

Kırmızı biberin içerisinde bulunan maddeler; bağırsak kanseri riskini* azaltır.Etin ağırlığını ortan kaldırdığı gibi,**b12 vitamini ihtiyacını* karşılar. Çiğ köfte, içerisinde barındırdığı ceviz ile oldukça yararlı sonuçları ortaya koyar Tarihimiz oldukça eskidir rivayete çiğ köfte peygamberler zamanından kalmadır .Evde var olan şeylerle yemek yapmak isteyen kişilerin bulduğu ve pişirme imkanı olmadığı için elle yoğrulduğu öngörülmüştür. bunların rivayettir Aşırı acı bir çiğ köfteyi tüketirsek, sindirim problemi kaçınılmazdır., tansiyon ve kalp hastalığı var ise; kesinlikle acı içeren çiğ köfteleri tüketmeyin.Mide rahatsızlığı yaşıyorsanız, bulgur midenizi yorar v ağrıtır. Bu sebeple tüketmemenizi öneririz.

Bir urfalı olarak söylüyorum muhakkak tüketin.* bol acılı etli yiyin kesinlikle tok tutacaktır. Bulgur sayesinde sağlıklı bir gıda almış olacaksınız. Ah ulan şimdi olsada yesek. Çiğ köfte mutlaka yenmeli mutlaka:

Kaynak greenlife.com

İSOT

Şanlıurfa’nın gururu, şehrin adıyla özdeşleşmiş isot biberi pul biber kadar yaygın olmasa da, sıra dışı aroması ve yoğun lezzeti, bugün onu dünyada şeflerin aradığı özel bir ürün haline getirmiştir
Urfa biberi olarak da bilinen isotun taze hali parlak kırmızı renkli kapya biber ile kırmızı dolmalık biber arasında bir görünüme sahiptir. Acılığı ve aroması ile ön plana çıkar Biber kırmızıyken mor-siyah bir renk alması* İsotu ayrıcalıklı kılar renk, iki aşamalı kurutma süreci sonunda ortaya çıkar Urfa biberleri toplandıktan sonra bir gün yaz güneşinde bekletilerek yarı yarıya kurutuluyor. biberin tamamen kurumaması önemlidir. Daha sonra gece boyunca özel poşetlerde sıkıca paketlenerek terletme işlemine tabi tutulur Bu sayede biberin içindeki doğal yağların muhafazası sağlanır

Aynı işlem birkaç gün mor-siyah isot rengine kavuşana kadar. Tekrarlanır Urfa biberinin doğal özelliği gün geçtikçe ve aynı işleme tutuldukça koyu bir renk alması. ilk gün toplanarak kırmızı, ikinci-üçüncü gün toplanarak mor, sonraki günlerde toplanarak daha koyu renkteki siyah isot elde edilir. Urfa isotunun kullanım alanları* farklıdır en ideali en koyu renkteki isottur. biberler çekilip tuzlanarak ve zeytinyağı ile karıştırılarak kullanılır hale getirilir
İsotun kendine has, doğal* isli lezzeti var. adını da bu isli lezzetinden alıyor. İsot kelimesi, isli ottan türemiştir İsot biberi tütsülü, tatlı, topraksı aromalar barındırır acı ve ısıtıcı bir lezzete sahiptir. Acısı aldatıcı olabilir çünkü damakta ilk önce tatlımsılığı ve hafif acı tadı hissediliyor. giderek yoğunlaşan bir acısı olduğunu unutmayın.

diğer biberlerle kıyaslandığında daha hafif fakat daha uzun süre etki eden bir acısı var. İsot kebabın, çiğ köftenin ana malzemelerinden lahmacunun olmazsa olmazıdır. Özellikle kuzu etiyle hazırlanan yemeklerle çok iyi uyum sağlar. Kaşık salatası gibi domates salatalarında, mezelerde, fırınlanmış sebzelerde kullanıldığında lezzete katkısı büyüktür.
İsot biberini sadece çekilmiş olarak temin edebileceğiniz için saklamaya dikkat etmelisiniz. Tazeliği için ağzı sıkıca kapalı cam kavanozlarda, ışıktan ve ısıdan uzak tutarak muhafaza edin Bu şekilde 6 aya kadar saklayabilirsiniz.Çorbalarınıza ve sulu yemeklerinize* renk ve lezzet vermesi için isot ekleyebilirsiniz. pul biberin kullanıldığı her yerde rahatlıkla kullanılabilecek, lezzeti zenginleştiren bir baharattır.

Patlıcan kızartmasını ya da hafifçe zeytin yağlanıp fırınlanmış mevsim sebzelerini yoğurtla ve isotla karıştırarak eşsiz mezeler hazırlayabilirsiniz. Arzuya göre içine ya da üzerine kıyılmış maydanoz ya da nane yaprakları ilave edin.

Kaynak haber7.com

İsot'un tarladan sofralara uzanan öyküsü

Şanlıurfa'insanının vazgeçilmez damak tatlarından isot uzun ve zahmetli bir sürecin ardından tarlaladan sofralara gelir İlkbahar sonunda ekilip, yaz sulamasının ardından sonbaharda vatandaşlarca toplanan biberler, kamyonlarla satılacak hale getirilir. satın alınarak, evlere veya bahçelere götürülen biberler, yıkandıktan sonra saplarından ve çöplerinden arındırılır
Elle parçalandıktan sonra yerlere serilen naylonların üzerinde bekletilen biberler gün içerisinde ters yüz edilerek güneşte kuruması sağlanır. Birkaç gün içerisinde rengi koyulaşan makinelerde çekilerek pul biber haline getirilen isot, zeytinyağıyla harmanlanarak o eşsiz tadı ve parlaklığını kazanır

kadınların çabasıyla yürütülen işlemlerin ardından pazara sunulup, yıl boyunca küçük işletmelerin* baharatçıların tezgahlarını süsleyen isotun kilosu, 15 ile 30 TL arasında değişir Sırrın Mahallesi'nde çadırlarda isot temizleyen Zeliha Taş, bir çuval biberi 3 - 3,5 TL karşılığında temizlediklerini belirtti.Her yıl 3 ay boyunca pul biber ve salçalık* hazırlığı yaptıklarını ve onlarca kadının çadırlarda çalışarak tonlarca isot ve salçalık biber çıkardığını anlatan Taş, ''Uzun yıllardır bu işi yapıyoruz.* çok zahmetli, ama yapabileceğimiz başka bir iş yok'' dedi.Sarayönü Caddesi'nde baharatçı dükkanı işleten Ömer Özdemir* kaliteli isotun kilosunun 30 TL'ye alıcı bulduğunu söyledi.Yöre halkının* isot ve salçalık biber ihtiyacını her yıl kendi karşıladığını, Şanlıurfa dışında yaşayanlara isot satışı yaptıklarını anlattı, ''Her yıl yüzlerce kilo isot ve salçalık biberi Türkiyeye ve yurt dışına bile gönderiyoruz'' diye konuştu.

Kaynak faydalarıne.com

İsotun Faydaları Nelerdir?

*
İsot, isti (sıcak) ve ot kelimelerinin birleşmesiyle oluşur. Şanlıurfada yetiştirilen biber çeşididir. Yaz aylarında Urfa biberi güneş gören düz alanlarda*temiz bir zeminde kurutularak ortaya çıkar. En fazla üç gün bekletilir. Birinci gün toplanan biber kırmızı renk, 2.gün toplanan mor renk, 3.gün toplanan biber siyah renk alır. kurutulmuş biberler dövülerek zeytinyağı ve tuz ilave edilerek isot haline getirilir. Eskiden isot, tokmakla dövülerken; şuan isot çekme makineleri sayesinde daha kolay ve iyi verim elde edilmektedir.*Şanlıurfa isotunun en büyük özelliği yakıcı acı tadının olmamasıdır.İsotta vitamin olarak C ve A vitaminleri mineral olarak ise*Kalsiyum, potasyum, fosfor, magnezyum, sodyum bulunur

İsot Kumlu ve alüvyonlu toprakları sever biberin tohumları, hayvan gübreleriyle verimli hale gelir Şanlıurfanın Cülap suyu bölgelerinde, Edene Paşabağı, Sultantepe, Hancağız, Kısas, Germüş bölgelerinde yetiştirilmektedir.

İsotun faydaları

Portakalda bulunan C vitamininin tam 3 katı vitamine sahiptir. Öksürüğü geçirir .Boğaz ağrılarını önler. İsotta yoğun olarak bulunan alkaloit madde kansere savaş açar, vücuda yaklaştırmaz Midede oluşan gazı önler rahatlık sağlar İdrar söktürücüdür ter atılımını sağlar Mideyi kuvvetli hale getirir İştah açar Hazmı kolaylaştırır hazımsızlığı* kaldırır. mikropların yaklaşmasını önler antibakteriyeldir Kalbi güçlendirir Uykuyu düzenler. Grip ve soğuk algınlığını önler.Yaşlanmayı geçiktirir Kolesterolü önler. Romatizmaya yardımcı olur. zayıflatıcıdır Cinsel hayatı sağlıklı hale getirir. Vücuttaki aşırı yağ birikimini ve Saç dökülmesini önler. Diş ağrısına ve Sinir sistemine yararlıdır, antidepresandır
İsot aşırı tüketilirse mide ve bağırsak tahrişlerine sebep olur. Halsizlik ve mide bulantısı görülebilir Karaciğer ve böbrek rahatsızlıklarına fazla tüketilirse faydadan çok zarara neden olur. az ve seyrek yenen isotun yararı vardır.

Kaynak ciger.gen.tr

Ciğer Faydaları

ciğeri çoğu kişi sever. Türk mutfağında ayrı bir yeri vardır. Güneydoğuda kahvaltıda tüketilir. demir bakımından zengin, folik asit, A, B12 vitaminlerini içerir antioksidan deposudur. İnce kesilen dilimler* kızartılarak ya da arnavut ciğeri yapılarak tüketilir
ciğerin yahni, ciğer dolma gibi pişirme şekilleri vardır. Ciğer pişirirken en önemli detay ciğerin yıkanmamasıdır. Bu sayede lezzetini korur, içeriğindeki vitamin ve mineraller kaybolmaz. kan yapan yiyeceği uygun şekilde pişirirseniz, azami faydasını görebilirsiniz. ilaç kullananlar ciğer yerken dikkatli olmalıdır. ilaçlılara tavsiye edilmez.* ilaç etkisini azaltır. Kimyasalları vücuttan atarak, ilaçların faydasını düşürür. ciğer faydaları bakımından* değerli bir yiyecektir. herkesçe* tüketilmelidir. Ciğer içeriğindeki yüksek demir sayesinde kansızlık sorunu olanlara tavsiye edilir Hafızayı güçlendirir* B12 vitamini sayesinde ciğer, ileri yaşlarda ortaya çıkan unutkanlık sorunlarını giderir. düzenli olarak ciğer tüketilmelidir.Ciğerin içerdiği A vitamini görmeyi giderip göz hastalıklarına* yardımcı olur.

Sürekli olarak bilgisayar karşısında olmak zorunda olan kişilere ciğeri tavsiye ederiz.Gebe kadınlarda, emzirmede sıkça görülen kan düşüklüğünde ciğer tüketilmelidir. Ciğer kansızlığı önler.Sporla uğraşan kişilerin, ağır işlerde çalışanların enerjisini ciğerden almalarını öneririz. Haftada bir ciğer yemeleri ihtiyaçlarını karşılayacaktır.Güçlü bir antioksidandır ciğer, vücuddaki atık maddeleri, toksinleri dışarıya atar. Ciğer faydaları bakımından her yaştan kişiye tavsiye edilir. çocuklara ciğeri sevdirin. Hiç yemeseler bile, çorbalarının içine haşlayarak ezip koyun. İleri yaştakiiler için oldukça faydalı olduğunu unutmayın. Ciğeri çeşitli şekillerde pişirerek, her hafta tüketmeye özen gösterin.

Kaynak urfanatik.com

Şanlıurfa' nın 10 Yöresel Yemeği


ÇİĞ KÖFTE:

Şanlıurfa usulü etsiz çiğ köfte insanların en çok beğendiği çiğ köftelerdendir Lezzet olarak oldukça etkileyicidir etli ve etsiz olabilir Şanlı Urfa'ya özgü bu lezzetin son derece lezzetlidir. Etsiz çiğ köfte etli çiğ köfteye göre çok daha kolay yapılır Urfa'ya özgü çiğ köfte yapılışı oldukça zordur. Aslında bu çiğ köftenin yapılışı kol gücüne dayanır çiğ köfteyi yapabilmek için oldukça yoğurmak gerekir. Yoğurma işlemi etli çiğ köfteden ama yine de oldukça zordur. Şanlıurfa usulü etsiz çiğ köfte diğer çiğ köftelerden farklıdır. insanların damağında kalmaktadır. Şanlıurfa çiğ köftesini yemek için oralara gitmelisiniz. çiğ köfteyi zahmetli de olsa evde yaparak yiyebilirsiniz. çiğ köftenin Şanlıurfa usulü gibi olması için malzemeleri orijinal seçmeniz gerekir.


URFA KEBABI

Urfa kebabı tüm ülkede sevilir ilk Urfa'da yapılmış bu mükemmel lezzet, tüm ülkede yapılmış ve benimsenmiştir. Urfa kebabı pahalıdır kesenin ağzını açmak gerekir. etin pahalanması nedeni ile bu fiyatı da oldukça şişirmiştir. yaygın tüketilen Urfa kebabını dışarıdan çok daha lezzetlice evde yapabilirsiniz. Urfa kebabı için malzemeleri hazırlayarak muhteşem yemeği ailenize sofra kurabilirsiniz. Urfa kebabı için kullanacağınız kıymanın yağlı olması şarttır. yağsı kıyma içerisine 100 gram kuyruk yağı ekleyerek çok lezzetli sonuçlar elde edebilirsiniz.

CİĞER KEBABI:

Ciğer kebabı, Şanlı Urfa da yapılmaya başlanmış tüm ülkede sevilmiştir. ciğerden yapılan muhteşem bir lezzettir. Diğer kebaplardan çok daha lezzetlidir. ciğer sevenler için çok büyük bir lezzettir ciğer seviyorsanız evde yaparak yemelisiniz. ciğer kebabı, lezzetli ve oldukça mükemmeldir. Çok eski zamanlardan beri yapılır Urfada çok muhteşem yapılmaktadır. Urfa'ya yolunuz düşerse ciğer kebabını tadın. bu mükemmel lezzeti başka hiçbir yerde Urfa'daki kadar lezzetli tatmaya bilirsiniz. ciğer kebabındaki kullanılan kuyruk yağı, bu yemeğe çok büyük tat katar. Urfa'ya gitmeden muhteşem yemeği tatmak ve tattırmak istiyorsanız malzemeleri hazırlayarak ve bu lezzeti yaparak güzel bir öğle yemeği ya da akşam yemeği geçirebilirsiniz. ciğer kebabı için uygun bir ortam şarttır bu yemeği evde yapmanız zordur. piknik ciğer kebabı için uygundur.


TİRİT:

Türkülerden aşina olduğumuz tirit, kelime olarak Farsça olsa da çok fazla Orta Asya kültürü taşıyan bir yemektir her yörenin kendine özgü tirit yemeği olsa da hepsinin ortak yönü et suyuyla ıslatılmış pide/bayat ekmek/yufka içermesi. Bazı yörelerde düğün yemeği olarak servis edilen tirit, kaz tiridi versiyonuyla Samsunda patenti alınmıştır


BOSTANA:

Et yemekleriyle tüketebileceğiniz Antep ve Urfa yöresine ait lezzetli bir salatadır Hazırlarken uğraşsanız çok lezzetli olduğundan buna değecektir. Hazırlaması: 15 dk

ŞILLIK TATLISI:

Şıllık tatlısı, tatlı tuzlu yapımında kullandığınız akıtma olarak bilinen krep hamurundan hazırlanan ve ceviz içiyle dolgulu bir sunulan Şanlıurfaya yöresine özgü bir tatlıdır sarma şeklinde hazırlanan ve hamurların tepsiye kat kat dizilmesiyle hazırlanan ve baklava dilimleri mevcuttur

Künefe

Hemen yenmeyecekse şerbeti daha sonra dökülür. piştikten 1 dakika sonra şerbeti dökülür ve şerbet oda sıcaklığında soğuk olmalıdır. Künefe, tuzsuz künefe peynirinden yapılır. dil peyniri ile yapabilirsiniz aynı tadı vermeyecektir.Künefe tepsilerinden bulamazsanız künefeyi teflon tavalarda pişirebilirsiniz.İlk kez künefe yapmayı deneyecekseniz ilk yaptığınızda güzel olmayabilir, ama bir kaç kez denedikten sonra sizde mükemmel künefe yapabilirsiniz.

HASİDE :

Haside, diğer isimleriyle dolaz veya aside tatlısı üzüm pekmezi, dut pekmezi, elma pekmezi ve keçiboynuzu pekmeziyle yapılabilir. Tatlıya kıvam vermek için nişasta kullanılır olsada tatlının orijinalinde un kullanılır. tatlıya Yozgat ilindede dolaz denir


Kaynak bursatv.com.tr

Kara gül hikayesi?

Kara gül gonca halindeyken siyah renktedir, açtıktan sonra kırmızıya dönüşür.Türkiye’de sadece*Şanlıurfa*Halfeti’de yetişir . Fırat’ın suyu ve toprağı dışında rengini koruyamaz kara gül açtıktan sonra da siyah kalabilir Diğer güllere göre bodur olan*Halfeti*gülü kara*gül, kesilip başka bölgelere çıkarıldığında renk değiştirir Tohumu alınıp başka bölgede yetiştirildiğinde güller kırmızı renkte açar Mevsim olarak ilkbahar ve sonbaharda çiçek açan bu güllerin çapı 6-7 santimetredir araştırmaya göre yarı katmerli ve kokulu bu nadide çiçek 1827-1893 te Fransa’da yaşamış ünlü gül yetiştiricisi Guillot tarafından 1859 da Lyon’da üretilen “14. Louis” türündedir bu topraklara ne zaman, nasıl geldiği bilinmiyor. Anadolu topraklarının zenginliğine örnek olan nadide çiçek, şimdilerde bölge halkının bahçelerinde siyahın asaletini sürdürüyor…


Kaynak neoldu .om

Halfeti'de Açan Karagül

Dünya’da sadece Şanlıurfa Halfetide yetişen Karagül, rengiyle insanları hayran bırakıyor. Sadece Halfeti'nin iklimine ayak uyduruyor
Güllerin birçok rengi vardır. En çok*açan gül sevginin rengi olan kırmızıdır. Güllerin, beyazı, kırmızısı, pembesi, mavisi niceleri vardır. Muhteşem kokuları olan güller, hiç karamsarlığın rengi siyah açar mı? dünyada bir tek Halfetide açan Siyah gül diğer güller gibi midir? Eğer*siyah gül biri size veriyorsa ne anlama geliyor.

Karagül Çiçeği Özellikleri Nelerdir?

Karagül dünyada sadece Halfetide yetişir iklimi Güzelliği tarihiyle baş döndüren Halfeti, Karagül’ü sayesinde de büyük ilgi görüyor. Halfeti’de çekilen Karagül dizisi adını burada yetişen siyah gülden alır. Karagül, gonca halindeyken*siyahtır açıldıkça koyu kırmızıya dönüşür. Halfetide yetiştirilen karagül çiçeği, diğer bölgelerde renk değiştirir Tohumu alıp başka bölgelere atıldığında kırmızı renkte gül olur. diğer güllere kıyasla bodur yetişir.*kokulu olan bu gül, mevsim olarak ilkbahar ve sonbaharda çiçek açar. Karagül’ün 1-1,5 metre yüksekliğinde bir çalı çiçeği, 6-7 cm. çapında olmaktadır.

Karagülün Anlamı

Siyah; matemin, hüznün ve karamsarlığın rengidir. biri size karagül vermişse o şu anlama geliyor; “Sen hayatımsın, bu hayat seninle var. Senin varlığın bana hayat veriyor, hayatımdan çıkarsan ölürüm” Halfeti’nin Kara Gül’ü Mezopotamya’nın sümbülü, Güllerin Efendisi, Arap Gelini ve Arap Güzeli olarak da adlandırılır yolunuz Halfeti’ye düşerse, baraj’da bulunan teknelerle Rumkale, Savaşan Köy gibi batık şehirleri yakından görünüz. Halfeti kültür diyarıdır. Her karış toprakda asırlar önce yaşanmış tarihi kalıntılar mevcuttur. yörede mistik havayı ciğerlerinize kadar hissedeceksiniz. Karagül’ün diyarı Halfeti’den yürek dolu selamlar.

Kaynak yemekhikayeleri.com


Lahmacunun Hikayesi

Lahmacun Arapça etli hamur anlamına gelen lahm bi ajin'den türemiştir. Lahmacun, açılmış hamurun üzerine kıyma, maydanoz, soğan, sarımsak karabiber, kırmızı biber gibi baharatlarla hazırlanan malzeme sürüldükten sonra taş fırında pişirilmesiyle yapılan pide türüdür.
İsmi Arapça etli hamur anlamına gelen lahm bi ajin'den türemiştir. İçinde zırhta çekilmiş et, pul biber, domates, maydanoz, salça, sarımsak soğan, karabiber ve tuz bulunur. malzemeler yeterli miktarda su alınarak yoğrulur. yaklaşık 2-3 milimetre kalınlığında ve yaklaşık 20-25 santimetre çapında açılmış hamurun üzerine konularak el ile yayılır. Taş fırında pişirilir. Limon ve maydanoz yemenin lezzetini arttırdığı söylenir.

Mardin ve Şanlıurfaya ait lahmacun közlenmiş patlıcanla tüketilir Malzemeler yöreye ya da mevsime göre değişiklik gösterir: biber salçası, fıstık, yeşil biber gibi malzemeler eklenebilir. Şanlıurfa ve Mardin'de soğanlı, Gaziantep'te sarımsaklı, Kahramanmaraş'ta hem sarımsak hemde soğanlı yapılır. en çok tercih edilmesi gereken fakat fiyatı yüksek olan Gaziantep'e has sarımsaklı olandır. Malzemesi bol eti kıyması özel soğansız bol maydanoz ve malzemeli olanıdır.
Lahmacunu ikiye katlayıp buzdolabına koyarak 1 hafta boyunca saklayabilirsiniz.Lahmacuna başlamadan sıcak çorba içip mide yumuşatılabilir.
Soğanlı olan urfa lahmacunudur. sarımsaklı olan antep lahmacunudur.

Lahmacun yedikten sonra kokusunun kalmaması için Mutlaka kasada ağıza kuru karanfil atılır. El kolonyalı mendille silinir.*Lahmacuna garnitür koyulurken abartmamalı. Önce limon sıkılır. Tuzu yoksa tuz konulur. Acılı seviyorsanız pul biber ekilir.
Lahmacun dürüm şeklinde yenir. Lahmacunun yanında ayran ve şalgam içilir. Lahmacun
Bazıları yuvarlak olurken*bazıları 1,5 büyüklükte elipstik şekildedir.

*

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Ayran Aşı Van Yöresel FuRKaN Yöresel Yemekler 1 27.03.2013 21:22
Yöresel Kına Gecesi Kıyafetleri SıLa Tesettür Giyim / Aksesuar 0 26.11.2012 23:49


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Site Optimizasyon : By eFe
Sitemizde Yenimisiniz ? Yardım Konuları